Kategori: Yaşam

Sahte çay kendini nasıl ele verir? Demlikteki ve bardaktaki gizli ipuçları

Günlük yaşamın vazgeçilmezi ve Türk mutfağının en köklü simgelerinden biri olan çayda, daha çekici bir görünüm elde etmek amacıyla bazen yapay renklendiricilere başvurulabiliyor. Tüketiciler, bardaktaki o canlı tavşan kanı renginin çayın kendi yaprağından mı yoksa sonradan katılan boyalardan mı geldiğini her zaman ayırt edemeyebilir. Ancak ev ortamında kolayca yapılabilecek birkaç pratik test, satın alınan çayda renklendirici olup olmadığını saniyeler içinde net bir şekilde ortaya çıkarıyor.

Plastik şişeden elektriksiz klima yaptılar! Bilim cevapladı, 5 dakikada serinletiyor mu?

Her yaz aynı sahne tekrar ediyor: Sıcaklıklar tırmanmaya başlar başlamaz sosyal medya, “5 dakikada evinizi klimasız serinletin!” başlıklı videolarla dolup taşıyor. Bu videoların en meşhur kahramanı ise kesilmiş plastik şişelerden oluşan, pencereye monte edilen o ilginç düzenek: Eco-Cooler. Peki bu viral fenomen gerçekten iddia ettiği gibi çalışıyor mu, yoksa yıllardır hepimiz bir “yaz masalına” mı inanıyorduk? Cevap, düşündüğünüzden çok daha ilginç.

İçecekleri bakırdan içmek gerçekten faydalı mı? Genetik rahatsızlık varsa dikkat

Son dönemde sosyal medyada hızla yayılan ‘bakır bardakta bekletilmiş su içme’ trendi, bağışıklığı güçlendirdiği, sindirimi desteklediği ve enerji verdiği yönündeki iddialarla dikkat çekiyor. Ancak uzmanlar, bu alışkanlığın sanıldığı kadar mucizevi olmadığını ve herkes için uygun olmayabileceğini belirtiyor.

Bir köy petrolü bıraktı, bahçedeki otla ısınmaya başladı! Faturaları yüzde 75 düştü

Kışın gelen doğalgaz veya akaryakıt faturasını görüp derin bir nefes almayan var mı? Şimdi size faturaları neredeyse ‘yok’ seviyesine indiren, üstelik bunu bahçedeki bir bitkiyle başaran gerçek bir köyün hikayesini anlatalım. Fransa’nın kuzeyinde, akla hiç gelmeyecek bir çözümle akaryakıta veda eden 780 nüfuslu küçük bir yerleşim, şimdi tüm dünyaya örnek gösteriliyor.

Yol kenarından dünya pazarına! ‘Bundan para kazanılmaz diyenler şimdi bahçeyi geziyor’

Bir zamanlar yol kenarında yetişen, çoğu kişinin fark etmeden geçtiği dikenli incir, bugün iklim krizine karşı umut vadeden tarım ürünlerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu dönüşümün arkasındaki isimlerden biri olan ziraat mühendisi Esra Hürmeydan, yaklaşık 10 yıl önce ‘Gelecekte tarımı nasıl yapacağız?’ sorusunun peşine düştü. Kuraklığa dayanıklı alternatif ürünler üzerine çıktığı yolculukta, bilimsel çalışmalarla Türkiye’nin ilk düzenli dikenli incir bahçesini kuran Esra ile başarısını konuştuk.

Tadını bozmadan günlerce saklayın! Tarçın çubuğu ile çilek koruma yöntemi

Bahar ve yaz aylarının vazgeçilmez meyvesi olan çilek, hassas yapısı nedeniyle buzdolabında bile çok kısa sürede tazeliğini kaybedip küflenebiliyor. Ancak mutfakta popülerleşen yeni bir yöntem sayesinde, çileklerin yanına koyacağınız bir parça baharat bu bozulma sürecini yavaşlatıyor. Baharatın salgıladığı doğal bileşenler, meyveler üzerinde koruyucu bir kalkan oluşturarak küf gelişimini engelliyor ve çileklerin çok daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor.

Tazeliği kilitleyen formül! İnce bir tabaka yağ ile yumurta saklama hilesi

Yumurtayı uzun süre taze tutmanın sırrı, onu buzdolabında doğru koşullarda saklamaktan geçer. Satın aldığınız yumurtaları kesinlikle yıkamadan muhafaza etmelisiniz; çünkü su, kabuktaki gözenekleri açarak doğal koruyucu tabakayı yok eder. Peki yumurtaları saklamak için doğru koşullar nedir?

Lezzeti garantileyen formül! Renk, ağırlık ve dokunun uyumu

Domates alırken birçok kişi ilk olarak dış görünüşüne odaklansa da en önemli tazelik ipuçlarından biri sap kısmında gizlidir. Canlı yeşil, diri ve o kendine has hoş kokusunu kaybetmemiş bir sap, domatesin taze toplandığını ve aromasını büyük ölçüde koruduğunu gösterir. Buna karşılık kurumuş, kahverengileşmiş veya tamamen kokusuz kalmış saplar, meyvenin uzun süre beklediğine ve tazeliğini yitirmeye başladığına işaret eder.

Bir başladı, 68 yıl hiç durmadı! Dünyanın en uzun süre hıçkıran insanı: 430 milyonu aştı

Çoğu insan için birkaç dakika süren hıçkırık, su içince ya da kısa bir süre sonra kendiliğinden geçip gider. Ancak aynı durum, Charles Osborne için durum hiç de öyle olmadı. Genç yaşta geçirdiği talihsiz bir çiftlik kazasının ardından başlayan hıçkırık, tam 68 yıl boyunca bir an bile durmadı. Guinness Dünya Rekorları’na geçen bu sıra dışı vaka, aradan geçen uzun yıllara rağmen tıp dünyasının en gizemli olaylarından biri olarak gösterilmeye devam ediyor.